AYDINLATMA TEKNOLOJİLERİ

           Elli-altmış yıl önce biz aydınlanmak için doğaya zarar veren aydınlatma araçları kullanıyorduk. Mesela: gaz lambası, lüks gibi araçlar vardı. Bunlar hem çok az aydınlatıyor, hem de koku yayıyordu. Ne yönden? Mesela: Gaz lambasının içine koyduğumuz gaz yandığında zararlı gazlara dönüşür ve bu da ozon tabakasına yakın olan sera gazını besler. Sera gazının zaten adı üstünde, “sera” gazı. Onun seraya benzetilmesinin nedeni zaten şu: güneş ışınları seraya girdiğinde ışığın dışarı çıkmasını sera engeller ve bizim üstünde durduğumuz sera gazı da güneş ışınlarını tekrar dışarı bırakmıyor. Bu da buharlaşma ve yağmurun çok hızlı ama çabuk çabuk yer değiştirmesi anlamına gelir. Ve bu da suyun bize yaramaması anlamına gelir.

    

       İşte şimdiki aydınlatma teknolojileri gözü yormuyor ve ışığı gerekli olduğu kadar yayıyor. Koku da salmıyor. Zararlı gazlar da salmıyor. Bu sayede oldukça sağlıklı ve doğaya zarar vermeden aydınlanıyoruz. Ama bunun da bazı zararları var. Eskiden modern olmayan aydınlatma araçları sınırlı sayıda olduğu için kimse şehrin her yanına veya evin her yanına döşeyemiyor ve bu sayede ışık kirliliği olmuyordu. Şimdiki zamanda ise neon, floresan, ampul gibi aydınlatma araçları sınırlı olmadığı için şehrin her yerine gereksiz  ışık yayılıyor ve bu da hem ekonomik zarara uğratıyor hem de  ışık kirliliğine neden oluyor. Mesela Paris’i ele alalım hayatın gece başladığı yerde: orada herkes gece eğlenmek için, diskoya, lunaparklara, konserlere gidiyorlar. Binaların her yerinde işyerlerinin tanıtımları, süs ışıkları yanıyor. Bu da ışık kirliliğine neden olmaz mı?

 

        Hadi o zaman hep birlikte ışık kirliliğine dur diyelim.

Tüm imkânlarımızla

Buna karşı koyalım. Taaki  bütün dünyayı buna inandırana kadar…

 

                                                                                            

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !